şair köşesi
  özlü sözleri
 
"Keşke" kelimesi yerine, "bir dahaki sefere" demeyi dene.. Açık kalple konuşan düşman, içinden pazarlıklı dosttan daha iyidir. Adaletsizlik eden, adaletsizliğe uğrayandan daha mutsuzdur. Ağaç canlı kaldığı sürece meyve verir; insan ise, zafer meyveleriyle canlılığını sürdürür. Zafer duygu ve düşüncesinden mahrum bırakılınca da, hemen pörsür ve söner. Ağaç zorla meyve vermediği gibi, insan da zorla irşat olmaz. Zorla yapılan is, semere vermez. Ahmağın kalbi dilinin ucunda, akillinin dili sinesinin en uç burcundadır. Akıldan daha iyi mal, cehaletten daha büyük musibet, meşveretten daha sağlam istinatgâh(dayanacak-güvenecek yer) yoktur. Barışı korumanın en iyi yolu, savaşa hazır olmaktır. Başkalarını ezerken, seni ezebilecek bir gücün bulunduğunu da katiyen hatırdan çıkarma! Başkalarının acılarından ve geçmiş felaketlerinden ders alanlar, mutlu olurlar. Başkalarının ayıplarını araştırmayı terk eden, kendi ayıplarını görüp düzeltir. Bilen faydalı, bilmeyen zararlıdır; az bilen ise bilmeyenden daha zararlıdır. Tam bilenlerle, hiç bilmeyen nadiren aldansalar da aldatmazlar; az bilen çok aldatır. Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder. Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme. Çalışmadan ele geçen şeyler, devamlı ve kalıcı olmaz. Çile, yüce hedeflere varmanın ve yüksek neticeler elde etmenin tek yoludur. Çilenin olmadığı yerde ne olgunlaşmadan, ne ruhla bütünleşmeden bahsedilemez. Dünya hayatini, oruçla geçirdiğin bir gün gibi kabul et; ölümle iftar edeceğini düşün. Dünya terzi dükkânı gibidir. Ölçüyü veren gider. Dünyaya geldiğin zaman, sen ağlarken çevrendekiler gülüyorlardı. Öyle bir hayat sür ki öldüğünde çevrendekiler ağlarken sen gülümseyerek ahirete gidesin. Dünyayı tanıyan kimse, ne onun genişliğine sevinir, ne de sıkıntısına üzülür. En korkunç hâkimiyet, bilgisizliğin hâkimiyetidir. En küçük şeyi, en büyük biçimde yapmasını öğrenmek gerek. Encami düşünülmeden karar verilen islerin akıbeti çok defa nedametle noktalanır. Erkekler iffet sahibi olunuz ki, kadınlarınızda namuslu olsun. Evlatlarınızı yarınların şartlarına göre yetiştirin! Çünkü onlar sizin devrinizin değil, ileriki devrin insanlarıdırlar. Fertleri, içten içe yanmış ve karbonlaşmış bir toplumda, ne canlılık, ne sıhhat ve ne de elde ettikleri nimet ve imkânları değerlendirerek, yeni lütuflara liyakat kazanma ve yeni ufuklara doğru açılma, asla söz konusu değildir. Fikre bir aydınlık, ruha kanatlanma vaat etmeyen her türlü kaba belleme ve ezbercilik, benliği aşındıran bir törpü ve kalbe indirilmiş bir darbedir. Gururu bırak, aczini anla, malikini tanı, vazifeni bil dünyaya ne için geldiğini öğren. Günah bir iç çöküntü, bir terslik ve fıtratla zıtlaşmadır. Günaha giren kimse, kendini, vicdani azaplara ve kalbi sıkıntılara bırakmış bir talihsiz ve bütün ruhi meleke ve kabiliyetlerini şeytana teslim etmiş bir zavallı ve talihsizdir. Günah insana bahsedilen bilumum istidat ve yüce duyguları söndüren bir fırtına ve kalbi hayati çepeçevre saran zehirli bir dumandır. Bu fırtınaya maruz kalan kurur; bu zehirli havayı teneffüs eden de ölür. Hakiki sevgi; iyilik gördüğünde artmayan ve kötülük gördüğünde de eksilmeyendir. Hayat ancak bir hedefi, bir yönü ve disiplini olduğu müddetçe bereketli olabilir. Hiç kimse basari merdivenini elleri cebinde tırmanmamıştır. Hiç yanlışlık yapmayan biri, hiçbir iş yapmamış demektir. İlim gıda gibidir. Ona her zaman ihtiyaç vardır, faydası da herkesedir. İnsanin hakiki asaleti, faziletten gelir. Doğuştan değil. İnsanlara karşı müsamaha yolunu tıkayanlar insanlığını yitirmiş canavarlardır. Bir kere olsun, kendi günahının muhasebesiyle iki büklüm olmamış bu hoyratlar, hiçbir zaman affedicilikteki yüce zevki idrak edemeyeceklerdir. Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için dünyadakiler birbirini kırıp geçirmektedirler. Muallimin fert üzerinde tesiri, anne, baba ve cemiyetin tesirinden kat kat üstündür. Aslin da, anneyi de, babayı da, hatta cemiyeti de yoğuran odur. Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlayamaz. Ne kadar hazin bir çağda yaşıyoruz! Bir önyargıyı ortadan kaldırmak, bir atomu parçalamaktan çok daha zor. Ölmek felaket değildir. Asil felaket, öldükten sonra başına gelecekleri bilmemektir. Ölümü unutma, ona karşı hiçbir silah yoktur. Ölüm, pusudan çıkar gibi bir gün ansızın karsına çıkar. Saadete ermek için, insana doğruluk lazımdır; insanlık, doğruluğun adidir. İnan, insan nadir değildir, insanlık nadirdir... İnsan az değil, insanlık azdır. Suyu düşünmek susuzluğu gidermediği, odunu düşünmek de ısıtma yapmadığı gibi, sadece istemek de insani gayesine ulaştırmaz. Sürekli arkanıza bakarsanız önünüzde duranlar hakkında karar veremezsiniz. Suyu düşünmek susuzluğu gidermediği, odunu düşünmek de ısıtma yapmadığı gibi, sadece istemek de insani gayesine ulaştırmaz. Terbiye; insanin, hayvani temayülleri dolayısıyla gayesinden, insanlığından ayrılmasına mani olur. Hareket ve faaliyetlerinin hududunu tayin ederek başıboş bırakılmamasını ve yozlaşmamasını sağlar. Toplumlar, yabancılaşmayı sezecek ve içlerine sızma istidadında olan zararlılara karsı parola soracak kadar basiretli oldukları devirlerde, kendilerini korumuş ve müesseselerinin tahribine meydan vermemişlerdir. Yalanın revaç bulduğu, meydanların onunla dolup-taştığı zaman hakikatin dili koparılmış sayılır. Yalnız issiz olanlar değil, daha iyi isler yapabilecek olanlar da başıboştur. Yapılanı yeter bulmamak bir insanin veya ulusun ileri gitmesinde atılan ilk adimdır.
 
  Bugün 1 ziyaretçi (3 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=